Gıdada Çocuklara Yönelik Tasarıma Yeni Sınırlar

Gıdada Çocuklara Yönelik Tasarıma Yeni Sınırlar

Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Kılavuzu'nu 13 Mart 2026 tarihinde güncellenmiştir. Güncelleme; sunum ve reklam uygulamalarına ilişkin yeni açıklamalar sunarken, özellikle ürünlere yönelik ürünler açısından dikkat çekici koruyucu bir yaklaşım benimsemektedir.

Kılavuzların 2.28 madde ile, gıdaların çocukların fiziksel, zihinsel, dayanıklı, psikolojik ve sosyal gelişimlerini bozacak veya gevşemeye özen gösterebilecek şekil, performans veya ambalajla piyasada arzı yasaklanmıştır. Bu kapsamda düzenleme, doğrudan ürünün kendisi ve fiziksel dağıtımı üzerine odaklanmaktadır.

Kılavuzda benimsenen sürdürülür, değerlendirme yalnızca etiket bilgileri ile sınırlandırılabilirliği; Ürün şekli, ambalajı ve hedef kitlesi birlikte ele alınmakta ve “bütüncül değerlendirme” prensibi çerçevesinde incelenmektedir. Bu yeteneğin, çocukların gelişimi üzerindeki olası etkilerin ile ürün sunum biçimi esas alınır. Nitekim Kılavuz'da; Klozet, silah, beyin, dudak, resimler, göz, ayak gibi şekil veya ambalajların uygun olmadığı belirtilirken, nötr görsellerin (örneğin nazar boncuğu veya mevcut emoji benzeri şekiller) bu yeteneğinin değerlendirilmediği ifade edilmektedir.

Bu yaklaşımın uygulamadaki etkileri bakımından, özellikle çocuklara yönelik olarak pazarlanan bazı ürünlerde kullanılan dikkat çekici ambalaj ve ürün tasarımlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekenler değerlendirilmektedir. Örneğin, tutulan alan ve programları hedef alan bazı şekerlemede, ürün fonksiyonuna atıf yapan ancak aynı zamanda dikkat çekici ve görünür görseller (bölgeler, vücut uzvları veya benzeri çağrışımlar) içeren tasarımların, yeni inceleme kapsamında daha sıkı bir tabi söz konusu bulunmaktadır.

Öte yandan, söz konusu düzenleme doğrudan reklam vermeyi hedef almayla birlikte, Kılavuz'da benimsenen “bütüncül değerlendirme” yaklaşımı çerçevesi, ürünün şekli ve ambalajının pazarlama bakımı ile birlikte ele alınması mümkündür. Bu nedenle, özellikle ambalaj ve ürün tasarımının reklam içeriklerinde faaliyetin gözlendiği, söz konusu kısıtlamaların reklam ve pazarlama sistemleri üzerinde dolaylı etkilerin doğurabileceği değerlendirilmektedir.

Nitekim 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği kapsamında da çocuklara yönelik reklamlarda, çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimlerinin korunması, çocukların özendirilmemesi ve yanıltıcı veya zararlı içeriklerden kaçınılması yönünde temel ilkeler benimsenmiştir. Bununla birlikte, Gıda Kodeksi Kılavuzu'na ilişkin düzenlemenin, mevcut reklam mevzuatındaki çocuk koruma yaklaşımı ile paralel bir koruma standardının oluşturulduğu görülmektedir.

Sonuç olarak, Reklam Kurulu'nun bütçeye yönelik reklamlar açısından benimsediği sıkı denetim yaklaşımlarının sergilendiği, Kılavuz'a yapılan bu düzenlemenin ürün tasarımı ve ambalajı üzerinden yürütülen yeni bir kontrol alanı zenginleşen güçler oldu. “Bütüncül değerlendirme” prensibi ise, her ne kadar doğrudan reklam faaliyeti düzenlemese, ürün, ambalaj ve pazarlama iletişimi arasındaki ilişkinin birlikte ele alınmasını gerektirerek daha geniş bir denetim alanı yaratma potansiyeline sahiptir.

----------


Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon 

 Baran Güney & Hilal Gökdeniz

Paylaş: