Sanayi ve Üretim Odaklı Yeni Hikayenin Yolu Anadolu’dan Geçiyor

Sanayi ve Üretim Odaklı Yeni Hikayenin Yolu Anadolu’dan Geçiyor

Anadolu’daki iş insanlarının yeşil dönüşüm konusundaki farkındalığını artırma hedefiyle TÜRKONFED ve Konrad-Adenauer-Stiftung iş birliği, Akbank’ın desteğiyle hayata geçirilen "KOBİ’ler için Yeşil Dönüşüm Projesi”, İzmir’de düzenlenen etkinlikle devam etti. BASİFED ev sahipliğinde, iş insanları ve uzmanların katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, dünyanın geçirdiği hızlı dönüşüm sürecinde KOBİ’lerin ve Anadolu’nun rolüne dikkat çekildi.

7 Haziran 2022 / İzmir – Türkiye’nin en kapsayıcı bağımsız ve gönüllü iş dünyası örgütü Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), 120’yi aşkın ülkede faaliyetlerini sürdüren Konrad-Adenauer-Stiftung (KAS) iş birliği ve Akbank’ın desteğiyle Şubat ayında başlatılan "KOBİ’ler için Yeşil Dönüşüm Projesi”nin beşinci etkinliği İzmir’de düzenlendi. Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) ev sahipliğinde yapılan etkinlikte, yeşil dönüşümün iş dünyası için önemi ve kurumların Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) kapsamındaki dönüşüme adaptasyonu ele alındı.

Mehmet Salih Özen: “KOBİ’leri geleceğin zorluklarına karşı dirençli hale getirmeliyiz”

Rekabetçilikte sanayi ve üretim odaklı yeni bir hikaye yazılmasının yolunun Anadolu’dan geçtiğini söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Salih Özen, “Dünya için büyük önem arz eden bir değişim sürecindeyiz; ham maddeden iş süreçlerine, üretimden nihai tüketiciye uzanan bir ekosistemin kuralları yeniden yazılıyor. TÜRKONFED olarak yeni vizyonumuzda, tüm dünya için büyük önem arz eden bu değişim dönemini ‘Dijital-Yeşil ve Toplumsal Dönüşüm’ eksenli 3D olarak tanımlıyor ve bu süreçte üretimin, istihdamın, yerel ve bölgesel değerin koruyucusu KOBİ’lerimize büyük görevler düştüğüne inanıyoruz. Üçlü dönüşümü ülkemiz için tek bir kaldıraç olarak kullanmamız için KOBİ’lerimizin dönüşümü içselleştirmeleri, planlamaları ve uygulamaları büyük önem taşıyor” dedi. KOBİ’leri geleceğin zorluklarına karşı dirençli hale getiren yeni bir strateji ortaya koymanın önemine dikkat çeken Özen şöyle devam etti; “Bugünkü sohbetimizin temasını oluşturan sanayi, bu stratejik alanların başında geliyor. Ülkemizin sanayi sektörünün de önemli bileşenleri arasında yer alan KOBİ’lerimizin tedarik zincirinden enerjiye, düşük karbonlu üretimden yeşil dönüşüme yön verebilecek insan kaynağının yetiştirilmesine kadar farklı alanlarda artacak bilinç ve kapasiteleri, sürdürülebilir sanayi ile kalkınma hedeflerimizin de ana itici gücünü oluşturacaktır.”

Bekir Öncel: “İzmir, sanayi ve diğer atıkların yol açtığı kirliliğin zorluklarını bizzat yaşadı”

Türkiye ile Almanya arasındaki diyaloğu ve iş birliğini farklı alanlarda geliştirmek ve pekiştirmek üzere 1985 yılında faaliyetlerine başladıklarını ifade eden KAS Türkiye Temsilciliği Proje Yöneticisi Bekir Öncel, Türkiye’nin AB üyelik sürecini desteklemek için de çaba gösterdiklerini belirtti. Öncel ayrıca Türkiye’nin ekonomik gelişimini, sosyal piyasa ekonomisi kriterleri dâhilinde desteklemek ve özellikle KOBİ’lerin serbest rekabet koşulları içerisinde güçlerini artırmak için ortakları ile eğitim ve bilgilendirme etkinlikleri düzenlediklerini anlattı. Yeşil dönüşüm sürecini ekonomi ve çevre yönüyle değerlendiren Öncel şunları söyledi; “Tarihi gelişimi ve konumu itibarıyla Türkiye’nin batıya açılan önemli ticaret merkezlerinden biri olan İzmir yıllarca sanayi ve diğer atıkların oluşturduğu Körfez kirliliğinin bertarafının ne denli zor olduğunu bizzat yaşamış bir şehrimizdir. AYM, müsebbibi insan olan ve dünyadaki yaşam alanlarımızı tehdit eden küresel iklim değişiklikleri ve çevresel kirlenme etmenlerini azaltmanın kaçınılmaz zorunluluğun bir parçasını oluşturuyor. İşte bu nedenle AYM’nin Avrupa ile önemli ticaret hacmine sahip Türk KOBİ’lerine etkileri ve getireceği zorlukların yanı sıra oluşturabileceği fırsatlar üzerine yapılan bu etkinlik serisinin faydalı olacağına inanıyoruz.”

Melis Özdeğirmenci: “Sürdürülebilirlik kapsamında KOBİ’lere özel tasarlanan ilk ve en kapsamlı paketi çıkardık”

Akbank KOBİ Bankacılığı Pazarlama Bölüm Başkanı Melis Özdeğirmenci, “Akbank olarak tüm KOBİ’lerin Sınırda Karbon Düzenlemesi sebebiyle karşılaşacakları riskleri fırsata çevirmeleri ve rekabet güçlerini artırmaları için harekete geçtik. Sektörde sürdürülebilirlik kapsamında KOBİ’lere özel tasarlanan ilk ve en kapsamlı paket olan ‘KOBİ Eko Dönüşüm Paketi’ ile KOBİ’lerin karbon ayak izlerini azaltmaya ve enerji giderlerini düşürmeye yönelik tüm faaliyetleri teşvik ve finanse etmeyi hedefliyoruz. KOBİ Eko Dönüşüm Paketi’yle dönüşüm kapsamında farklı amaçlara hizmet eden çeşitli kredi ürünleri ile KOBİ’lere finansman sağlamayı amaçlıyoruz. Bunun yanı sıra karbon ayak izi ölçümü, şirket ESG analizi uygulamaları ve danışmanlık hizmetleriyle de KOBİ’lerin mevcut durumlarını ve gelişim alanlarını tespit edebilmesine olanak tanıyoruz. İşletmelerin karbon ayak izlerinin azaltılması odağında ‘Yenilenebilir Enerji Kredisi’, yeşil ve temiz enerjiye geçişi için ‘Enerji Verimliliği Kredisi’, çevresel ayak izinin azaltılmasına yönelik ‘Atık Yönetimi Kredisi’, ‘Su Yönetimi Kredisi’, ‘Atık Su Yönetimi Kredisi’, ‘Sürdürülebilir Tarım Kredisi’ ve mobilitenin düşük karbon ekonomisine geçişine teşvik için ise ‘Temiz Ulaşım Kredisi’ni KOBİ’lerimizin hizmetine sunuyoruz. İşletme kredilerinde en fazla 5, yatırım kredilerinde ise en fazla 7 yıl vadeli ve ödemesiz dönem içeren kredilerin ödeme planları, müşterilerin nakit akışına göre düzenleniyor ve her projenin sürdürülebilirlik performansına bağlı olarak farklı faiz oranı uygulanıyor. Bire bir danışmanlıkla yürütmeyi hedeflediğimiz programı finans dışı hizmetlerle zenginleştirmeye devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

Mehmet Ali Kasalı: “Yeşil dönüşüm için harekete geçmeliyiz”

BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Kasalı ise “Sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomik olgular, stratejik değerlendirmelerde giderek kilit rol oynayacak. BASİFED olarak her seviyede işletmenin küresel dinamikleri şekillendiren Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı gibi gelişmeleri planlarına mutlak entegre etmeleri gerektiğine inanıyoruz. İklim değişikliğinin etkilerini artan seviyelerde hissediyoruz. Kaynaklarımız kısıtlı. Bu yapı, yeşil dönüşümün ve iş modellerinde sürdürülebilirlik modellerinin önceliklendirilmesini gerektiriyor. Çalışmalarımız yeşil dönüşümün, kalkınma politikalarımız içinde tercihten ziyade bir zorunluluk olduğunu gösteriyor. Yeşil büyüme modeli ve yeşil dönüşüm artık sadece iki kavram ya da eylem planı olmaktan ibaret değil. Çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarda sistemin dönüşümü için gereken politika ve araçların hayata geçirilmesinde de birincil öneme sahipler. O halde hedeflenen yeşil dönüşüm ve yeşil büyüme için üretim, tüketim ve paylaşım tarzımızı değiştirmek durumunda olduğumuzu fark etmeli ve dönüşüm için harekete geçmeliyiz” diye konuştu.

Açılış konuşmalarının ardından TÜRKONFED Yeşil Dönüşüm Komisyonu Başkanı Onur Ünlü’nün moderatörlüğünde, TÜRKONFED Akademik Danışmanı Doç. Dr. Nazlı Karamollaoğlu, BASİFED Yeşil Komisyon Akademik Üyesi Prof. Dr. Nuri Azbar ve İzmir Ekonomi Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. C. Coşkun Küçüközmen’in katılımıyla başlıklı bir panel düzenlendi. Etkinlik, uzmanlar ile katılımcıların yaptığı fikir alışverişi ile tamamlandı.

TÜRKONFED üyesi federasyon ve derneklerin ev sahipliğinde toplam yedi ilde düzenlenecek etkinliklerin tamamlanmasının ardından projenin çıktıları rapor haline getirilerek kamuoyu ile paylaşılacak.


Paylaş: